abedeli.jpg (6924 bytes) TANYERİ'NİN ÖZEL GÜL-DÜŞÜN EKİ...


 

Yemek yiyorlar. Buna yemek denirse. Yaşıyorlar, yaşamak denirse.

 

 

 


 

 

DENİZ ÖCÜSÜ

 

yemende-mezuniyet.JPG (17606 bytes)Bu neyin resmidir?

Bilemediyseniz sayfanın en altına bakın...***

 


 

Memleket bunu da gördü.. Sinekli Bakkal'daki takkeli tip Fettosha benziyor diye yayından kaldırıldı.

Ah ah biz ATV'nin  eski zamanlarını da biliriz. Neydi ne oldu. Yazık.

 


Şili’de Kasım 2007 de yapılan 17. İbero-Latin Amerika zirvesinde İspanya Kralı Juan Carlos’un, eski İspanya Başbakanı Jose Maria Aznar için “faşist” diyen Venezuela Devlet Başkanı Hugo Chavez’e yaptığı “Kes sesini!” lafı, İspanya’da moda oldu. Şimdi İspanya Kralı'nı bütün dünyanın iyiliği için aşağıdakine de  "kapa çeneni" demesini istiyoruz:

                      

 


BİR ZAMANLAR TANSU ÇİLLER GİBİ BİR FENOMENİMİZ VARDI.. ONDAKİ MİZAH YETENEĞİNİ İYİ DEĞERLENDİREMEDİĞİMİZİ DÜŞÜNÜYORUZ. TABİİ EKONOMİDE YARATTIĞI KAOS ORTAMININ BUNDA BÜYÜK PAYI VARDIR. MİLLETTE GÜLECEK HAL BIRAKMADI Kİ YAHU, BARİ ŞİMDİ BİRAZ GÜLELİM....(Tanyeri)

 

 

 

 

 


 

AŞAĞIDAKİ YAZI CİDDİ BİR YAZI OLMASI AMACIYLA YAZILMIŞTIR. BİZ KOMEDİ SAYFAMIZA KOYDUK, EPEY DE GÜLDÜK  AMA BAZI KESİMLER İÇİN KOMEDİ DEĞİL GERÇEKTİR. ... (Tanyeri)

 

Müslümanım diyen Ey hanımlar, kızlar!
En iyi barınacağınız, oturacağınız yer, her şeyden evvel kendi evinizdir. Aile çerçevesi dışında kalan meselelerden sizi sorumlu tutan yok. Bu sebeple huzur içinde, rahat rahat, size yakışan bir vakarla evinizde oturunuz. Evinizin işlerini görünüz ve evinizle ilgileniniz.

Zaruret icabı sokağa çıkmanız gerekiyorsa, bu konuda size izin verilmiştir. Fakat iffetinizi ve namusunuzu korumalısınız. Herkesin dikkatini çekecek şekilde giyinmeyiniz. Başkalarını sizinle meşgul olmaya zorlamayınız. Gözler aracılığıyla insanların gönüllerini avlayacak şekilde güzellik gösterilerinde bulunmayınız. Yürürken ağır başlı olunuz. Ellerinizle işaretler yapmayınız. Yüzünüzü göstererek kaş ve göz oyunlarına başvurmayınız. Hele kırıtarak hiç yürümeyiniz. Yabancı bakışları üzerinize toplayıcı hareketlerden sakınınız. Mücevherlerinizi, bilezik ve sairenizi gizleyiniz. Bunları şangırdatarak, seslerini duyanların gönüllerini avlamaya kalkmayınız. “Benim de cicilerim var.” kabilinden hareketler yapmayınız. Konuşmanız gerekiyorsa ciddi olunuz. Fiskos yapmayınız. Ölçülü konuşunuz. Bakın! Bu hususta ALLAH Teâlâ size özel ne buyuruyor:

“Ey hanımlar! Eğer ALLAH Teâlâ’dan korkuyorsanız yabancı erkeklere karşı kırıtarak konuşmayın, sonra kalbinde şehvetten dolayı hastalık bulunan kimsede arzu uyanabilir. Güzel, ölçülü ve ağır başlı söz söyleyin.” (Ahzab Sûresi:32)

Bu sebeple: Namahrem erkeklere karşı kırıtarak konuşmayın. Yılışıklık ifade eden davranış içinde söz söylemeyin. Gülerek, işvelenerek konuşmayın. Naz ve cilve yaparak hitap etmeyin.

Zira bir hanımın bu şekilde konuşması, kalplerinde şehvetten dolayı hastalık bulunan erkeklerde arzu ve ilgi uyandırabilir. Böylece kötü niyetin ilk adımı atılmış, kötü düşünmenin tohumuna ortam hazırlanmış olur. O bakımdan kadının kırıtarak, işvelenerek, cilve yaparak konuşması haram kılınıp yasaklanmıştır.

Kadının ağır başlılığı, ciddiyeti, söz ve davranışlarındaki ölçülülüğü çok önemlidir. Çevresindeki insanlara hürmet telkin etmesinin başlıca sebeplerinden bir kısmının bunlar olduğunu söyleyebiliriz.

Bu prensipleri nazarı dikkate aldığınız takdirde sokağa çıkmanızda her hangi bir sakınca yoktur. İhtiyaçlarınızı görmek için evlerinizden dışarıya çıkabilirsiniz. İşte Kur’ân-ı Kerim’in ahlâkı bunlardır.

Muhterem okuyucu!

Osmanlı devleti zamanında hiçbir Padişah, hiçbir Sadrazam, hiçbir paşa, hiçbir bürokrat hanımlarını yanlarına alıp toplumsal ve kamusal alana taşımamıştı.

İslâm dininde, tesettürlü de olsa Müslüman devlet adamlarının kadınları, erkeklerin arasına karışmaz.

Osmanlı toplumunda Müslüman kadınlar trenlerde, vapurlarda, tramvaylarda kendilerine mahsus, özel bölümlerde seyahat ederlerdi.

Yine Müslüman hanımlar lokanta ve muhallebicilerin ailelere tahsis edilen bölümlerinde yemek ve tatlı yiyebilirlerdi. O bölgeye, kocaları da olsa erkekler giremezdi.

Sayın kişi dindar bir Müslüman imiş, hanımı başörtülü imiş... Yüksek tepeye çıkınca, hanımı ile birlikte resepsiyonlara, davetlere, toplantılara, içkili ziyafetlere katılacakmış.

İslâm’da böyle bir şeyin yeri yoktur. Böyle bir şey dindarlıkla, Müslümanlıkla olması mümkün değildir.

Birtakım Müslümanlara hitap ediyorum: Takva ve dindarlık ile fısk, fücur ve günahı birbirine karıştırmayalım.

“Bizim istediğimiz İslâm...” diye bir şey olamaz. ALLAH Teâlâ’nın bildirdiği, Resûlullah (S.A.V.) efendimizin tebliğ ettiği, 15 asırdır müctehidlerin, fukahanın, salihlerin anlattıkları İslâm’ı ölçü alalım

 


 

 

*** Yemen'de bir mezuniyet töreni