TANYERİ'NİN ÖZEL GÜL-DÜŞÜN EKİ...
Yemek yiyorlar. Buna yemek denirse. Yaşıyorlar, yaşamak denirse.
![]()

DENİZ ÖCÜSÜ
Bu neyin resmidir?
Bilemediyseniz sayfanın en altına bakın...***
Memleket
bunu da gördü.. Sinekli Bakkal'daki takkeli tip Fettosha benziyor diye yayından
kaldırıldı.
Ah ah biz ATV'nin eski zamanlarını da biliriz. Neydi ne oldu.
Yazık.
Şili’de Kasım 2007 de yapılan 17.
İbero-Latin Amerika zirvesinde İspanya Kralı Juan Carlos’un, eski İspanya
Başbakanı Jose Maria Aznar için “faşist” diyen Venezuela Devlet Başkanı Hugo
Chavez’e yaptığı “Kes sesini!” lafı, İspanya’da moda oldu. Şimdi İspanya
Kralı'nı bütün dünyanın iyiliği için aşağıdakine de "kapa çeneni"
demesini istiyoruz:
 
BİR ZAMANLAR TANSU ÇİLLER GİBİ BİR FENOMENİMİZ VARDI.. ONDAKİ
MİZAH YETENEĞİNİ İYİ DEĞERLENDİREMEDİĞİMİZİ DÜŞÜNÜYORUZ. TABİİ
EKONOMİDE YARATTIĞI KAOS ORTAMININ BUNDA BÜYÜK PAYI VARDIR. MİLLETTE GÜLECEK HAL
BIRAKMADI Kİ YAHU, BARİ ŞİMDİ BİRAZ GÜLELİM....(Tanyeri)


AŞAĞIDAKİ YAZI CİDDİ BİR YAZI OLMASI AMACIYLA YAZILMIŞTIR. BİZ
KOMEDİ SAYFAMIZA KOYDUK, EPEY DE GÜLDÜK AMA BAZI KESİMLER İÇİN KOMEDİ
DEĞİL GERÇEKTİR. ... (Tanyeri)
Müslümanım diyen Ey hanımlar, kızlar!
En iyi barınacağınız, oturacağınız yer, her şeyden evvel kendi evinizdir. Aile
çerçevesi dışında kalan meselelerden sizi sorumlu tutan yok. Bu sebeple huzur
içinde, rahat rahat, size yakışan bir vakarla evinizde oturunuz. Evinizin işlerini
görünüz ve evinizle ilgileniniz.
Zaruret icabı sokağa çıkmanız gerekiyorsa, bu konuda size izin verilmiştir. Fakat
iffetinizi ve namusunuzu korumalısınız. Herkesin dikkatini çekecek şekilde
giyinmeyiniz. Başkalarını sizinle meşgul olmaya zorlamayınız. Gözler
aracılığıyla insanların gönüllerini avlayacak şekilde güzellik gösterilerinde
bulunmayınız. Yürürken ağır başlı olunuz. Ellerinizle işaretler yapmayınız.
Yüzünüzü göstererek kaş ve göz oyunlarına başvurmayınız. Hele
kırıtarak hiç yürümeyiniz. Yabancı bakışları üzerinize toplayıcı
hareketlerden sakınınız. Mücevherlerinizi, bilezik ve sairenizi gizleyiniz. Bunları
şangırdatarak, seslerini duyanların gönüllerini avlamaya kalkmayınız. “Benim de
cicilerim var.” kabilinden hareketler yapmayınız. Konuşmanız gerekiyorsa ciddi
olunuz. Fiskos yapmayınız. Ölçülü konuşunuz. Bakın! Bu hususta ALLAH Teâlâ size
özel ne buyuruyor:
“Ey hanımlar! Eğer ALLAH Teâlâ’dan korkuyorsanız yabancı erkeklere karşı
kırıtarak konuşmayın, sonra kalbinde şehvetten dolayı hastalık bulunan kimsede arzu
uyanabilir. Güzel, ölçülü ve ağır başlı söz söyleyin.” (Ahzab Sûresi:32)
Bu sebeple: Namahrem erkeklere karşı kırıtarak konuşmayın. Yılışıklık ifade
eden davranış içinde söz söylemeyin. Gülerek, işvelenerek konuşmayın. Naz ve
cilve yaparak hitap etmeyin.
Zira bir hanımın bu şekilde konuşması, kalplerinde şehvetten dolayı
hastalık bulunan erkeklerde arzu ve ilgi uyandırabilir. Böylece kötü
niyetin ilk adımı atılmış, kötü düşünmenin tohumuna ortam hazırlanmış olur. O
bakımdan kadının kırıtarak, işvelenerek, cilve yaparak konuşması haram kılınıp
yasaklanmıştır.
Kadının ağır başlılığı, ciddiyeti, söz ve davranışlarındaki ölçülülüğü
çok önemlidir. Çevresindeki insanlara hürmet telkin etmesinin başlıca sebeplerinden
bir kısmının bunlar olduğunu söyleyebiliriz.
Bu prensipleri nazarı dikkate aldığınız takdirde sokağa çıkmanızda her hangi bir
sakınca yoktur. İhtiyaçlarınızı görmek için evlerinizden dışarıya
çıkabilirsiniz. İşte Kur’ân-ı Kerim’in ahlâkı bunlardır.
Muhterem okuyucu!
Osmanlı devleti zamanında hiçbir Padişah, hiçbir Sadrazam, hiçbir paşa, hiçbir
bürokrat hanımlarını yanlarına alıp toplumsal ve kamusal alana taşımamıştı.
İslâm dininde, tesettürlü de olsa Müslüman devlet adamlarının kadınları,
erkeklerin arasına karışmaz.
Osmanlı toplumunda Müslüman kadınlar trenlerde, vapurlarda, tramvaylarda kendilerine
mahsus, özel bölümlerde seyahat ederlerdi.
Yine Müslüman hanımlar lokanta ve muhallebicilerin ailelere tahsis edilen
bölümlerinde yemek ve tatlı yiyebilirlerdi. O bölgeye, kocaları da olsa erkekler
giremezdi.
Sayın kişi dindar bir Müslüman imiş, hanımı başörtülü imiş...
Yüksek tepeye çıkınca, hanımı ile birlikte resepsiyonlara, davetlere, toplantılara,
içkili ziyafetlere katılacakmış.
İslâm’da böyle bir şeyin yeri yoktur. Böyle bir şey dindarlıkla, Müslümanlıkla
olması mümkün değildir.
Birtakım Müslümanlara hitap ediyorum: Takva ve dindarlık ile fısk, fücur ve günahı
birbirine karıştırmayalım.
“Bizim istediğimiz İslâm...” diye bir şey olamaz. ALLAH Teâlâ’nın
bildirdiği, Resûlullah (S.A.V.) efendimizin tebliğ ettiği, 15 asırdır
müctehidlerin, fukahanın, salihlerin anlattıkları İslâm’ı ölçü alalım
|
*** Yemen'de bir mezuniyet töreni
|