Cola tartışmasında Sayın İlhan Selçuk'un çıkışını, dikkat çekici
buluyorum. Türkiye ulus ötesi şirketlerin küresel saldırılarına karşı
ilgili her alanda ulusal bir politika ve strateji geliştirebilecek mi?
Şirketlerimiz belli bir pazar büyüklüğüne ulaştığında ulus ötesi
şirketler tarafından yutulacak mı? İlaç sektörüyle yakından
ilgilendiğim için söylüyorum, Türk ilaç şirketleri birer birer teslim
bayrağını çekiyor, yani ulus ötesi ilaç şirketlerince yutuluyor.

Daha yedinci yüzyılda yoğurdu icat etmiş olan Türklerin yoğurdunu
Danone'lere kaptırması ne kadar hüzün verici. Birkaç gün önce bir
haber okudum, şişelenmiş su pazarında gayet başarılı giden Erikli'yi
Nestle yutuvermiş. Suyumuzu bile Nestle'lere Danone'lere kaptırmak
küresel alın yazgımız mı?

Danone ile ortak olan Sabancı, Shell ile ortak olan Koç, şimdi bunlar
yerli mi yaban cı mı?

Kazanan kim? Erol Manisalı Hocanın sıkça kullandığı biçimde ulus ötesi
dev tekeller ve içimizdeki Danimarkalılar mı?

Kaybeden kim, küçük bir azınlık dışındaki büyük çoğunluk mu?

Yani Türkiye mi?

**

Sayın İlhan Selçuk'un TÜPRAŞ'ın Koç-Shell ortaklığına satışında satışı
idari yargı kararıyla durduran ve sendikal alanda sağladığı somut
başarılarla dikkat çeken Petrol-İş Sendikası'na yönelik yazılarına
katılmıyorum.. Petrol -İş bu alanda KİGEM gibi çok başarılı bir hukuki
mücadele yürütüyor. Arap sermayesine gideceğine Koç-Shell ortaklığına
gitsin yaklaşımı kırk katır mı kırk satır mı sözünü çağrıştırıyor..
Eninde sonunda (muhtemelen de başında) bu satışta ipler Koç'un değil
Shell'in elinde olacak. TÜPRAŞ'ın kamu mülkiyeti altında varlığını
sürdürmesini savunmanın, bunun için mücadele etmenin daha tutarlı bir
yaklaşım olduğunu düşünüyorum. Nasılsa kaybedilecek bari buna razı
olalım denmemeli...

**

Coca Cola ve Pepsi Cola ulusötesi tekellerin önde gelen örneklerinden
biri. Yalnızca pazarınızı ele geçirmiyorlar kuşkusuz, kültürünüzü,
yaşama bakışınızı, herşeyinizi değiştiriyorlar.

Bu küresel güç odaklarına karşı nasıl bir direniş geliştirilebilir?

İşte Hindistan çok heyecan verici bir adım attı bu konuda. Daha önce
de Hindistan, Güney Afrika, Brezilya gibi ülkeler kâr hırsıyla gözü
dönmüş ilaç şirketlerini verdikleri mükemmel bir hukuku mücadelesiyle
dize getirdiler. AIDS ilacı üreten ulus ötesi ilaç devleri, fikri
mülkiyet haklarının (patent haklarının) korunması bahanesiyle çoğu
yoksul Afrika kıtasında ölüm kalım arasında kolan vuran milyonlarca
AIDS hastasının (AIDS'lı milyonlarca bebeğin, çocuğun bile) ölümüne
güzel aldırmazlıkla seyirci kalınmasının doğal bir durum olduğunu
savundular. Fikri mülkiyet hakları mı gerçek insan hakları mı?
ikileminde başta Hindistan, Güney Afrika, Brezilya gibi ülkelerin
cesaretli girişimiyle insan haklarının fikri mülkiyet haklarının
önünde olduğu dosta düşmana gösterildi. Hetero-India adlı Hint ilaç
şirketi hasta başı yıllık tedavi maliyetini 15 bin dolardan 200 dolara
düşürdü, çatır çatır ürettiği jenerik AIDS ilaçlarıyla.Benzer bir
durum Kuş Gribi salgını riskinde Oseltamivir (Tamiflu) adlı ilacın
ucuz jeneriğinin yine bir Hint firması tarafından sentezlenmesiyle
gözler önüne serildi.

**

Şimdi Hindistan Coca Cola ve Pepsi'nin ürettiği içeceklerde yüksek
oranda böcek zehiri bulunduğu gerekçesiyle soruşturma başlattı. Hint
yetkililer Atlanta'da bir çelik kasada saklanan Coca Cola'nın
formulünün ülkelerindeki gıda güvenliğinin sağlanması için kendilerine
verilmesini istiyor.. Hindistan'ın bu cüretkar girişime inanması zor,
ama göze alırsanız böyle bir mücadeleyi başlatabiliyorsunuz. Bunun
için Hindistan gibi ulusal politika ve stratejilerinizin olması
gerekiyor, küresel dalgalar karşısında rotasız, okyanusta ceviz kabuğu
misali oradan oraya savruluyorsanız bunu yapamazsınız hiç kuşkusuz,
muhtemelen aklınızdan bile geçiremezsiniz..

Oysa ki Hindistan'ın Cola konusunda yaptığı gayet doğal bir tepki.
Tersi bir durum olsaydı, ABD, AB ülkeleri Hint firmasının ürettiği
ürünün formulünün açıklanmasını dayatmayacaklar mıydı?

Bu olay Sayın İlhan Selçuk'un başlattığı Cola Turka- Coca Cola/Pepsi
Kola tartışmasına farklı bir boyut katıyor sanırım.

Saygılarımla

Ali Rıza Üçer