Unutulmayanlar
Willy.gif (8315 bytes)      willy2.gif (12677 bytes)      keiko.jpg (4565 bytes)      keiko2.gif (14217 bytes)

4.jpg (4891 bytes)     5.gif (14297 bytes)       6.jpg (7559 bytes)      7.jpg (5851 bytes)

2.jpg (5632 bytes)     1.jpg (4817 bytes)     3.jpg (5770 bytes)      spielberg.jpg (4619 bytes)

cruiseandspielberg.jpg (6683 bytes)

et.jpg (5167 bytes)

E.T denince akla ne gelir?

Uzaydan  inen sevimli yaratık ve onu avlamaya çalışan FBI görevlileri.
E.T (Amerikanca İy Tii)’yi Amerikalı çocuklar korumaya alır ve kurtarırlar.
Bu sinema filminin yönetmeni o çook çok ünlü Stephen Spielberg’dir. Üstelik Oscar ödülleri almış, ‘dahi” olarak tanınan bir ademoğlu!
İşte bu Barışsever filmin yaratıcısı dahi çocuk Spielberg, öteki yakışıklı Tom Cruise ile birlikte ABD’nin Irak’a saldırısını desteklediğini açıklamıştı. (BBC News, Thursday 26, September 2002)
Amerikanın göz boyama dünyası nerede yaratılırı? Holywood’da!
Orada sözüm ona barış filmleri yaratılır.

Orada kıyıya vuran balina kurtarılır. Filmi izleyen on milyonlarca çocuk Balina Willy için göz yaşı dökmüştür.
İşin aslı ise bambaşkadır. Sinema salonlarını dolduran çocukların sevinç çığlıkları arasında kurtarılan Willy aslında filmden önce de, filmden sonra da tutsaktır. Willy’nin onu tutsak edenlerce verilen adı “Keiko” dur. Keiko, yıllarını denizden bin küsur metre yüksekte, bir gösteri havuzunda tutsak olarak geçirmekteydi.*
Nice sonra onu kurtarmak için yıllarca uğraşıldı ve hala uğraşılmaktadır.
İşin aslı bu işte!
Barışsever Amerikalının E.T’si sanal!
Irak’da vurulan çocuklar gerçek!
E.T’yi avlamaya çalışan USA federalleri gerçek!
O federalleri destekleyen yapma dahiler de gerçek!
Willy’nin kurtarılışı sanal, yani film icabı!
Willy için gözyaşı döken çocukların gözyaşları da gerçek!
Çocukların duygularıyla oynanır!
Onları kandıranlarsa gişelerden milyar dolarlar toplarlar.
Çocukların canı alınır, onlar ise atılan tomahawk füzeleriyle, el koydukları petrol dolu bidonlarla dolar üstüne dolar koyarlar!
Onlar acımasızdır!
Ama onlara ortak çıkan, sinemaları televizyonları onların göz boyama filmleriyle dolduran devlet yönetimleri çok daha insan sever mi, yoksa ne?!
“Etik” ve de “etik” diye diye, ahlak satanların kurduğu bu ahlaksız düzeni “küreselleşme” diye yutturanlar hiç mi yargılanmayacaklar?!

Son söz annelere...
Çünkü babaların çoğu küreselleşiyor ve yuvarlak ahlak peşinde  koşuyorlar.
Anneler, çocuklarınızı bu ahlaksız oyunların birer tüketim nesnesi yapmayın!
Yapma yıldızların yapma resimlerini taşıyan yarım kol (T-Shirt) giysileri yırtıp atın!
Unutmayın ki, o iki yüzlülüğü besleyen her resim, her sözcük çocuğunuzu yarının Spielberg’i ya da Tom Cruise’u yapacaktır!

M.Ekin


 

Balinanın sanal olmayan çileli yaşamı

Öykünüze bir ek yapmak istiyorum

Balina havuzda tutsaktı. Sonra onu kurtardılar ve daha özgür ve daha demokratik ortama taşıdılar. Olup biteni anlamak için onun çocukluk yıllarına dönmek gerekiyor:

Keiko, İzlan’da yakınlarında 1978’de doğdu. Bir yaşındayken onu yakaladılar ve bir akvaryuma koydular. Daha sonra Kanadalılar tarafından satın alındı, Ontario’daki Marineland’de gösteri soytarılığı için eğitilmeye başlandı. Keiko dört yaşındayken Mexico City’deki Reino Aventura’ya 300.000 dolara satıldı. Havuz gösterileri yıllarca sürdü. Onu soytarı olarak kullanan şirket dolarlar kazandı. 14 yaşına geldiğinde, dünyada çeverciliği,n şampiyonu olan ABD’nin Holywood’cuları satacak konuyu bulmuşlardı. Warner Bros şirketi, “Free Willy” yani Özgür Willy filmini yaptı. Bir çocuk kıyıya vuran katil balinayı kurtarıyordu. Sonra, her olayda olduğu gibi tutsak onbinlerce hayvanı görmezden gelenler, bu kez de Keiko’yu gerçekten kurtarmak için milyon dolarlar harcamaya başladılar. Keiko, kıyı havuzlarına oradan Norveç kıyılarına taşındı. Yedi yıldır onu doğal yaşama alıştırmaya çabalıyorlar. Bu arada Keiko vakıfları kuruyorlar, yayınlar yapıyorlar... Uyum programcıları geçimini sağlıyor, National Geography gibi yayınlar para kazanıyor.

Anlayacağınız Keiko yani adı annesi tarafından verilmemiş balina şimdi 25 yaşında. Havuzda değil ama, artık deniz kıyısında tutsak. Onunla çocuklar değil artık, sözde bilimciler oynayıp duruyor. İnsanın bırakın artık balinayı da kendi doğal ortamında kendi kaderiyle can versin diyesi geliyor. Hiç olmazsa onu kurtardık diye biralarını keyifle ellerine alıp Washington çetesinin dünyaya özgürlük dağıtışını izleyen Amerikanyalılar, kıtalarının az güneyinde yenilen haltları, az önlerindeki denizde dörtbir yanı Amerikanya zırhlılarıyla çevrilmiş küçümencik adalara nasıl demokrasi götürülmeye çalışıldığını, belki de artık patates kızartması yemekten cayıp kafalarını çalıştırırlar da Ortadoğu’ya götürülen özgürlüğün karadaki bebeklere yaptıklarını görürler. Görürler de sanal kurtuluşlarla büyümeyecek olan Amerika’nın iyi yürekli çocukları çete düzenini değiştirmeye adarlar ömürlerini.

Bu arada öteki Keikoların, öteki havuzlarda soytarı olarak kullanılmaları sürüyor.

Amerikanya’da ise Irak’a yollanan ölüm füzelerinin resimlerini T-shirtlerinde taşımaya başlayan çocukların eğlenceli hafta sonları da! 

Celal Burak