Erdem yüklenmiş bir çığlık / kıracak karanlığını gecenin
ve .....Tanyeri ağaracak

 

Dünyanın şurasında
ve burasında
Sevgi  örüyor günü
ve dayanıyor insanlar Dayanılmaz gibi gelene

.

Arşiv     Sitede ara Webde ara
                                                                                       Freefind

.

 
Derin haberler
Bir öykümüz var
Bir şey demedik
    Yararlı bilgiler
    Şiir
Söz meclisten dışarı
Haftanın yorumsuzu
aaaaaa "Media"


Şubat 2003'den beri
kez izlendik


EOKA YILI HAKKINDA BASIN AÇIKLAMASI >>>

  Azeri Türk Kadınlar Birliği Başkanı Tenzile Rüstemhanlı kanlı terör örgütü EOKA'nın yıldönümü kutlamalarının Kıbrıs'ta barış ile bağdaşmadığını belirtti! >>>

Güneş Erkul yazıyor
Kültürsüzleştirme=
kimliksizleştirme=
köleleştirme >>>

www.addbornova.com.tr.tc

Bir bu eksikti!

<< Çerkes Ethem'in çınarı
Nihayet varmak istediğim istasyona vardım. Salihli garındayım. Garda, Çerkes Ethem'in asıldığı çınar kesilmiş ama, olaya tanıklık eden çınarlar dimdik ayakta. Güler Yücel, Radikal 2, 25 Mart 2005>>
Çerkes Ethem'in olmayan hatıra defterinden "...hatıraları" ciltleri yayınlayan büyük tarihçi ve çizgi romancı görülmüştü, ama Çerkes Ethem'in asıldığını yazan olmuş muydu?
Herhalde kalem sürçmüştür!..
Tıpkı, Mareşal Mustafa Kemal'in Başçavuş Ethem'in iktidarı ele geçirmesinden korktuğunun yazılması gibi...

Kışkırtıcı kim?
Kaleminden komplo, kaleminden kan damlıyor!..
Oturduğun yerden yaz babam yaz!
Kışkırtıcı kim mi?
Ne o ne bu!
Sensin sen!
Seni çok sever o derin/sığ/uzak/yakın USA ve bağlantılıları...
Çok ama çok sever...Mustafa Yıldırım >>>

10 Nisan Laiklik günü 77.yılında - Meriç Velidedeoğlu >>>

Siz hiç top oynadınız mı?

14-15 yaşlarındaydılar.
Onlar boş bir tarlada top oynuyorlardı.
Topları İsrail işgalcilerinin tel örgülerine doğru kaçtı.
Heyecanlı karşılaşma yarım kalamazdı.
Toplarını almak istediler.
Yaylım ateş açıldı.
İkisi orada öldü.
Geri kalanlar yaralandı.
İşgalci komutan açıkladı:
"Filistinli çocuklar güvenlik alanına girdi."

İkili anlaşmalarla güvenlik alanı ilan edilebilecek yerleri biliyor musunuz?
Yoksa siz de fırtınalı metalin örttüğü işgali göremiyor musunuz?

Gazetecinin ölümü ve suskunluk

James Miller 34 yaşındaydı ve Refah kentindeki
sığınmacı Filistinlilerin yerleşim kampında
belgesel çekiyordu. Gazeteci olduğunu bildiren
gömleği vardı. Tehlikede olduğunu anlayınca
beyaz bayrağını sallayarak İsrail işgal kuvvetleri
aracına doğru yürüdü.
İsrailli subay yakınına geldi ve silahını ateşledi.
Yıl 2003 günlerden 3 Mayıs... James Miller öldü!
Yıl 2005, günlerden 14 Nisan... "General H" kod adıyla yargılanan
subay suçsuz bulundu...
Mahkemenin gerekçesi: Yanlışlıkla ateşlenen silah...

Uygar batı dünyasının uygar öncü gücü elbette suçsuz bulunacaktır!..
O uygar dünyanın İngilteresi bile hesap sormayacaktır...
Neden?..

İngiliz-Amerikan İşgal Güncesi
Irak'ta işkence >>>

 

Musul
27 Şubat 2005:
Bir araçtan ateş açıldı ve 4 kişi öldürüldü, 2 kişi yaralandı.
Al Alil'de bomba patladı ve 8 kişi öldü.

Bağdat - Hille

28 Şubat 2005, Saat 9.30
Bomba yüklü araç barikatlara daldı ve
100 kişi öldü, 130 kişi yaralandı.

Irak direniyor
Al Anbar'da işgalci Amerikan askerlerinden yedisi öldürüldü. ABD uçakları
Felluce'yi bombaladı. Felluce'yi ele geçirdiklerini ileri süren işgalcilerin
bombalamayı sürdürmelerinin nedeni anlaşılamadı. ABD işgalcilerinin yalan propagandaya başvurdukları ileri sürülüyor. 13 - 12 - 2004

.   .
  23 Nisan'ı kutlamıyorum!                                    Mustafa Yıldırım
Ulusal Bağımsızlık savaşımının karar merkezi TBMM idi.
İşte o bina Amerikan tütün-sigara karteli Phlip Morris ve Sabancı vakfı ortaklığında yenilendi.
Binanın içinde 1920-1923 döneminin hatıraları olan tahtalar söküldü, yerine ithal malı laminat döşendi.
Vekiller odasındaki eski koltuklar gıcır gıcır deriyle kaplandı.
İlk meclisin mebuslarının siyah beyaz fotoğrafları yeşil çuhasından alındı. Resimler ithal malı laminat plakaya işlendi.
O günlerin görüntüsünden post-modern çağa atlanıldı.
Ermeni katliamını gösteren fotoğraflar kaldırıldı.
Gazi'nin odasının kapısına, meclis salonuna, vekiller odasına İngilizce plakalar konuldu.
Hatıralar yokolup gitti!..

Konu Cumhurbaşkanlığı'na yazıldı.
Cumhurbaşkanı Kültür Bakanlığı'na havale etti.
Kültür Bakanlığı'ndan bir Genel Mdr. Yardımcısı, "Anılan vakıflarla 500.000 dolarlık" anlaşma gereği meclis kapısına "Philip Morris- Sabancı katkılarıyla..." plakasının konulduğunu yazıyla bildirdi.
Ulusal Bağımsızlığının meclisini onartmak için 500.000 dolar bulamayan bir ülkenin devleti, insanları hangi yüzle egemenliği kutlayacak?
Utanç!..
Utanç!..
.
  Kışkırtanın Adı Yok Mu?                             Mustafa Yıldırım
Mersin’de bayrak yere atıldı, diye yeri göğü inleten devlet yöneticileri, İncirlik’te 90 km çapındaki yurt toprağının Amerikan bayrağının güvenlik alanı olduğunu bilmiyorlar mı?

İstanbul, İzmir, İskenderun, Yumurtalık, Antalya, Aksaz/Karaağaç, Ağalar deniz limanlarının, Esenboğa, Atatürk, Çiğli, Antalya, Dalaman hava meydanlarını Ortadoğu, Kafkasya, Asya işgali için silah, cephane, araç, gereç indirecek, bindirecek Amerikan bandıralı (bayraklı) gemilere ve uçaklara açmadılar mı? Bu kararı 1 Eylül 2004 tarihli resmi gazetede yayınlanmadı mı?
Ay yıldızlı bayrak oralarda nereye düşmüş oluyor? >>>

.

  Buyurun sınırları açın...                                               Oktay Ekşi
Bu kadar bağırmaları elbet sebepsiz değil. Ermenistan’ın nüfusu World Almanac’a göre 1998’de 3 milyon 441 bin idi. Oysa 2004 Temmuzu itibariyle yapılan tahmin 2 milyon 991 bine düştüğünü gösteriyor. Yani 500 bin kişi başka ülkelere göç etmiş. Çünkü Ermenistan ekonomisi çökmüş durumda. O kadar ki Türkiye’de 7500 ABD Doları olan kişi başına satın alma gücü orada 3500 dolar. Nüfusun yarısının yaşam düzeyinin ‘yoksulluk sınırı altında’ olduğu biliniyor.  >>>

 

  Ermenistan Sınırı Açılmamalı.. Taa ki...                   Ali Sirmen

Türkiye'nin, bu kez Başbakan Tayyip Erdoğan imzası ile başvurduğu ikinci adres ise Ermenistan'dır ve başvuruda soykırım iddialarını birlikte incelemek üzere komite kurulması istenmektedir.
Tayyip Erdoğan'ın başvurusuna yanıtı, Ermenistan Dışişleri Bakanı Oskanyan, düzenlediği bir basın toplantısında vermiştir. Yanıtın Oskanyan'ın temsilcisi olduğu işgalci ve Azeri soykırımcısı devletin ciddiyetiyle düz orantılı olduğu için terbiye sınırlarına ve devlet adabına uymamasına şaşmamak gerekmektedir.
Cevabın ret olduğunu belirtmeye gerek yok sanırım.
Paşa keyifleri bilir. >>>

  .

 Bir gazetecinin ölümü                                        Mustafa Yıldırım

Hiç karşılaşmadık Esen Ünür ile…Ama bir kez de televizyon programındaydı… 12 Eylül sonrası genel seçimlerden biri tezgahlanıyordu… Parti başkanlı televizyonda sorgulanıyor… Gazete temsilcileri, genel siyasi konuları açıyor, alışageldik sorular yöneltiyorlar… İçlerinden biri sade suya tirit kalıplaşmış sorularla ve kalıplaşmış yanıtlarla ilgilenmiyor; başbakanlığa soyunmuş kişilere, Türkiye’nin elektrik üretimi, Türkiye’nin tarımsal üretimiyle ilgili sorular yöneltiyor, yani ülkeyi yönetme iddiasındaki bu adamların ülkeyi ne denli bildiklerini ölçüp biçiyor…İşte o kişi bir gazeteciydi!
İşte o gazeteci Esen Ünür idi…
>>>

 

  Soru              
Türkiye bağımsız ve egemen bir ülkedir! Türkiye Cumhurbaşkanı'nın bir başka devletle neyi nasıl görüşeceğine ayrılmaz müttefiki ABD karar verirse bir sakınca yoktur... Dost dediğin böyle olur!
Soru:
"ABD, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in Suriye'yi gezisinde, Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad ile görüşmesinin bölgeye barış ve istikrar getirmeye yardım edeceğinden umutlu mudur?"
ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Richard Boucher'den yanıt:
"Görüşmeye bu kadar önem verilip verilmeyeceğini bilmiyorum. Suriye'nin bölgedeki rolüne ve komşularıyla ilişkilerine bakması gerektiğini düşünüyoruz. Irak'taki isyancıları destekleyen insanlara kendi topraklarında izin vermesi konusunda veya Ortadoğu barış sürecini sabote etmeye çalışanlara desteğe izin vermesi konusunda ne yaptığına bakması gerek. Suriye'nin davranışını değiştirmesi lazım. Suriye'nin bunu anlayıp mesajı almasının zamanı..."


  Bilgiye dayanmayan fikir...                                    Uluç Gürkan
Geçen Salı günü, “casus belli” kararının var olduğunu ve vazgeçilemeyeceğini yazmıştım. Dışişleri Bakanlığı bunu doğruladı. Türkiye’nin Ege politikasında bir değişikliğin söz konusu olmadığını bir gün arayla iki kez açıkladı. Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Başbuğ da, Yunanistan’ın karasularını 12 mile çıkarmasının Türkiye tarafından savaş nedeni sayılacağı yolundaki TBMM kararının “geçerli devlet politikası” olduğunu vurguladı. >>>

 

  ÜLKEMİZİN KAÇIRDIĞI EN BÜYÜK EĞİTİM PROJESİ KÖY ENSTİTÜLERİ                                                Prof.Dr.İbrahim Ortaş
1940'lı yıllarda üniversitelerin özerkliğinin başladığı dönem Hasan Ali  Yücelin Köy Enstitülerinin kurulduğu döneme denk gelmektedir ki bu  dönemde UNESCO tarafından dünyaya Türk eğitimi model örnek olarak  gösterilmektedir. Türk eğitim tarihine bakıldığında Cumhuriyetin eğitim  projesinin bu dönemde şahlandığı, ancak çok kısa sürede önünün kesildiği  görülmektedir.>>>

 

  Hani, Çanakkale geçilmezdi ?!                         
<< Yıllarca topa tuttukları zırhlılara bakan askerler, emir verilmişçesine suya doğru yürüyüp dizildiler. Kimse konuşmuyor; yalnızca Gerenova’dan denize esen yelin çamlar arasından geçerken çıkardığı ıslık sesi duyuluyordu. Bazı askerlerin ince gözyaşları kavruk yüzlerden çatlamış dudaklara süzülüyor... Kimisi ellerini ağızlarına kapamış, boğuk sesler çıkarıyor...
Genç subaylar da disipline boşverip askerlerin aralarına karışmışlardı. Arkadaki tümseğin altına çömelmiş köylüler, elleri şakaklarında, geçen gemilere öylece bakıyorlardı.
Bu sessizlik başka bir sessizliğe benzemiyor; yelin ıslığına kıyıyı hafifçe yalayan suyun şapırtısından ve Akbaş burnu üstünde dönenen çaylaklarla iskele yakınlarında yiyecek arayan martıların bağırtılarından başkaca bir ses eklenmiyordu.
Birer kaleye benzeyen, yüksek bacalı zırhlılardan yükselen kara duman birden dağılıp denize inmeye başlıyor, daha sonra Çanakkale'ye doğru dağılıp gidiyordu.
Güvertelere dizilmiş askerler kıyıdakilere bakıyor, bazıları şapkalarını çıkarmış sallayıp duruyorlardı.
Ağır sessizliği arkalardan, köylülerin olduğu yerden gelen ağlamaklı bir kadın çığlığı kesip attı:
"Hani, Çanakkale geçilmezdi ?!" >> 58 Gün, s.556

 

  Tarihten yaprak
“Osmanlı umutsuz bir çaba içersinde her zaman ait olmak istediği şu Avrupa’ya kabul edilmek için, Tanzimat’la başlayan reformlaşmaya başlarken, etrafını çeviren ve ona öğüt vermiş gibi davranan devletler, Osmanlı hükümetinin sözde ‘barbarlık’ eylemlerine başvurmak suretiyle olmadığı sürece, bastırmakta güçsüz kalacağı ayaklanmalar, her an, İmparatorluğun çevre eyaletlerinde patlak verdiğine göre, çabalarının umutsuz olduğuna inandırmak suretiyle Osmanlı yöneticilerinin moralini bozmakta büyük çaba göstermektedir. Böylece tamamen bilinçli bir şekilde, yenileşmek ve kendini kabul ettirmek isteyen bu devletin yöneticileri umutsuzluk ve yabancı korunmaya yönelik bir terk edilme davranışı içerisinde tutulmaktadır.” Georges de Malville, Hukukçu, Paris.

.

  KÜRDİSTAN BÖLGE DEVLETİ ANAYASASI

Giriş
Anavatanları Kürdistan'da binlerce yıl yaşamış eski bir halk olan Kürtler, tıpkı dünyanın diğer ulusları ve halkları gibi, self-determinasyon hakkını kullanabilecek niteliklere sahip bir ulustur. Self-determinasyon hakkı, Birinci Dünya Savaşı sonunda çıkarılan ve ilkeleri uluslararası hukukun temeli haline gelen Woodrow Wilson'ın On Dört Maddelik prensiplerinde kabul edilen bir haktır.
1920 yılında imzalanan Sevr Anlaşması'nın 62-64 nolu maddeleri Kürtlere self-determinasyon hakkını tanımasına rağmen, uluslararası çıkarlar ve siyasal dengeler Kürtlerin bu hakkı elde edip uygulamaya geçirmelerini engellemiştir. Sevr Anlaşması'na konulan maddelerin tersine, Güney Kürdistan 1925 yılında, kendi halkının iradesi dikkate alınmadan, dört yıl önce, yani 1921 yılında kurulmuş olan Irak devletine müsadere edilmiştir. Sevr Anlaşması, Kürtlerin kendi topraklarındaki yönetim için Kürt kökenli memurların atanmasını ve eğitim, hukuk ve sağlanan tüm hizmetlerin dilinin Kürtçe olmasını şart koşmuştur. O tarihten bu yana Kürdistan'ın bu kısmı Irak Kürdistan'ı olarak bilinegelmiştir. 25 Aralık 1992 tarihinde, İngiliz ve Irak hükümetleri Kürtlerin kendi yönetimlerini kurma hakkını tanıyan bir açıklama yayınlamışlar ve Kürt temsilcilerinden, hükümet biçimini, coğrafi sınırları ve Irak ile siyasal, ekonomik ilişkilerin biçimini belirlemeleri istenmiştir."

 

 

.
MARKO PAŞA-
Dergimizin gülmece eki,mutlaka görünüz

KKTC'de sivil örümcek ağları >>>

Denktaş: Talat'ın sözleri korkunç >>>

Ayşe Kocatürk'ün kaleminden:
AKP Hükümeti AB Teslimiyet Yolunda Milli Tarih Kitaplarini Yeniden mi Yazdiriyor?
 Kibris Türk Tarih Kitaplari AB Yolunda Nasil Değiştirildi?
Nasil Türk Halki Milli Şuurdan Yoksun Bir Millet Haline Sokulmak İsteniyor? >>>


Gelibolu filmi üzerine izlenimler - Hulki Cevizoğlu >>>

Kıbrıs Laboratuvarı- Dr. Şenol Kantarcı >>>

 

 
Baku’den Kuzey Kıbrıs’a uzanan yolda bir kitap:Türkün bitmeyen savaşı Melahat Rızayeva

Kıbrıs üstüne çokça söz edip de, az bilenlerin kesinlikle okuması gereken bir yapıt…>>>

 
Sivil Örümceğin Ağında
Ulus Dağına Düşen Ateş
58 gün - Mustafa Kemal ile Filistin'den Anayurdun Dağlarına
VE Kitabevi’ nde
 Aradığınız her kitap özel indirimlerle
Araştırmacı öğrencilere yayın danışma hizmeti Bayındır Sokak Adil Han
Kitapçılar Çarşısı 6 / 48
Kızılay-Ankara
0312 4307435

  aciyik.jpg (3367 bytes)

ball7.gif (145 bytes) BÜYÜK KUŞATMA
 

SAVAŞ DRAMDIR
Bu bağlantıdaki görüntüleri çocuklarınıza göstermeyiniz

UNUTULMAYANLAR
STEPHEN BANTU (Steve) BIKO
GUANTANAMERA
LUMUMBA
ET

DİNLETİ
Kerkük Türküsü: "Altın Hızma Mülayim"
tıkla



TÜM TARAFLARA ACİL UYARI
Anlaşmalara bağlı kalma gibi bir geçmişi olmayan devlete, hele ulus adına, güvenmek en büyük tehlikedir. İnanmıyorsanız Irak'ta ilan edilen “Kürdistan Bölge Devleti” Anayasası’nın giriş maddesini okuyarak başlayın
Sevr haritası
Kürdistan haritası
Kürdistan anayasası


tanyeri @tanyeri.net
Alıntı yapıldığında lütfen izin alınız, bilgi veriniz ve kaynak gösteriniz